Çarşamba, Ocak 14, 2009

Sanırım

Bir yandan insan olmanın en olan temel gerekliliği duygular sahibi olmaktır diye bas bas ve cinsiyet gereği bariton bariton bağıran, diğer yandan reel -ki hepsi ekonometriktir esasında- sorunların ucuz, karın doyuran tadından mütevazi, ben diyeyim rezil tarzında siz diyeyin tavuk dönerlenmiş hamur, ağırlığını bilmek zorunda olmanın verdiği memuroğlumemur algısı sahibi olan, bir yandan da olmadığından kelli kalan yer kıçtan ise 'bu duygusal dertler hep fasa fiso arkadaş' diyen bir takım kimilerden benim. Çoğu kimse için kimse değilim. Hayır, konu bir anonim sıfatlı onlar değil. Hayır, uzun ve karmanşık yazmaya da uğraşmıyor. Siz deyin gönül eğlendiriyorum, gönlüm desin göt eğlendiriyorum. Bilemiyorum da bir yandan. O kadar çok şey birikti ki bilmediğim, bildiklerimin keyif vermesine fırsat kalmıyor pek. Anca, çok olsa ki o da cepte fazladan nasıl kaldığı bilinmiyormuş ayaklarına yatılan bir beş milyon en eski lira varsa mütevazi bir alkol günübirliği. Çok şükür ediyorum en anonim sıfatlıya. Ne bir derdim var ne bir tasam, ne fakir ne de zengin olmaktan. Hikayesini yazmayı çok istediğim bir şey memur çocuğu. Kah 222'de, kah bir kaç ayın ardı sanırım 034 sanırım 006 haneli bir şeylerin ifade edeceği ufak bir öğrencihanesinde ketılda makarna ile doyan. Ama bu da kalacak bir başka sefere. Çok seçmeli eğitilegelmiş, çoktan arkalı önlü üzerine sıçılmış, boktan bir takım hallerin püsürünü temizleyebilme uğraşı aslında -sanırım-. Herhalde çok geç olduğunda, siz deyin belli bir ergenlik sonrası ben diyeyim emeklilikte, farkına varacağız ne oldu ne bitti. Ama beni en çok üzen uğraşın nereye gittiği. Kimilerince servetler biçilmiş -ki bütün o servetler aslında insan satın almaya yarayan sabit maaşlardır- kimi etiketlere vakıf olma uğraşı. İyi bir okulda eğitim görmek, iyi bir işte çalışmak, iyi -zengin- bir hayat sürmek, iyi bir emeklilik, herhalde bu nesilden nesile geçen aristokratik paradan sonra 'baaak dede, bu benim boyfirendim elitcan!' gibi cümleler sıçan torunlar, en sonunda da 'nasıl bilirdiniz?' sorusuna da iyi! cevabını alıp, iyiden geberip gitmek. Peki ne için? Bütün bunlar ne için? Bugün akıllısının embesilinin vicdanları henüz erekte olmuşken küfürler saydırdıkları şey için. Kar marjından daha büyük bir krema tabakası değilse de tabak sıyırışı alabilmek için. Bir biçimde global mermi üretimine dolaylı -hı hı- destek olmak için. Sade anahaber bültenlerine sızlayan vicdanları hayat standardının yüksek katından aşağı bakarken yapılan bir ego sıvazlaması ardından unutmak. Çok olsa budur. Bütün bu uğraş, git git daha da kirli mecralar arayan bir dünyanın aktığı yolda daha çok bok lekesine sahip olabilmek için. Dikkatinizi cezbederim cümlelerim kısaldı. Ama sanmayın ki bu kendine anarko son pasaj asıl mesajımdı. Taa en başta demiştim ya. Aslında dememiştim ama anlaşılmıştır. Duygulardan yana da yanar haldeyim, siz deyin dertli ben diyeyim çaresiz. Belki de en kötüsü an itibariyle bomba yağarken bunu düşünmek. Yoksa değil mi? Bilmiyorum. Ergenliğe verelim geçelim, ve beş yılda bir asır daha yaşlansın her şey. Bilemiyorum. Tüm kelime bundan ibaret. Ama hayalci makroluk derecesince -ki evet hadi artık delice yazarına da deli diyelim- uğraş vermek yapmak isterken sabah nasıl uyanacağınım da cevabı pek lezzetli değil.

Yok bir bitiriş falan. Bu.

Etiketler: