Salı, Eylül 06, 2011

Aşk-ı Güzaf

İşbu devrik bu irisi, ilk defa yazanının kendisi ile ilgili olamayan bir şey yazma örneğidir. Bir nevi mikrososyal yergi maksatlı.

Raflara dizilmişiz
Hepimizin ego ambalajı parıldıyor
Dev bir maske ambarı içindeyiz
Harikuladeyiz
Hemen her konuda
İki yaprak sayfa edemeyen akıllarımız
Ve iki yaprak kadar bile olmayan
Natürmort çirkinliğimizle
İnat ve reddiye içinde
Hemen piriyiz
Hemen her konunun
Özellikle aşkın
Özellikle anlaşılamamanın

Raflardayız evsiz
Dünya kocaman bir insan marketi
Şarküteri sevdalar derdine
Parıldayan yalanlar söyleniyor
Ürolojik devalüasyonlar içinde

Raflarda dizili insanlar
Sevimsiz bir sevmek arayışı var
Sanki ve daima
Herkesin ortak fiili
Romantizm katilliği

Biz çok büyüğüz
Çok güçlüyüz
Çok gururlu ve çok hüzünlüyüz
Hemen her konuyu anlarmış gibi yapıp
Raflardan bekliyoruz
Çocuklar gibi saf bir sevgiyi
Güçlü olmak meziyet
Ödülü çocuk muamelesi görmek

Hele ki konu aşksa
Bizden daha alimi yok koca dünyada
Nasıl da zavallı bir kılıf bulmuşuz yaşamaya
Sevmekten bile fazla
Anlaşılamamakla gururlanırken
Yani oyunun herkes farkında
Artık kimse hiç kimseyi
Toprağın çiçeği sevdigi gibi
Sevmeyecek nasılsa
Mağrur ama mağduruz bu yolda
Her zaman ve her durumda
Hani herkes çok sevmiş
Ama çok yanlış birileri sevmiş de
Kalbi delik deşik edilmiştir ya
İşte o an yalanlarımız en büyüğünü söylüyoruz
Aşka inanmıyorum!
Aşk yoktur
Varsa yoksa delice bir aptallıktır!
Derken aslında
Yine bir yerlerden biri çıkagelsin de
Çıkarıversin bizi bu dipsizlikten diye
Umaradım ve avaz avaz
Susuyoruz
Aşk da aşıklık da ve aşktan canı yanmışlık da
Rafa konulmuş benliğimizin
Kendini satabilmesi için söyleniyor
Yalnızca olabilmek için
Yeniden birinin
Yeniden yenilmenin

İçinde aşk olmayan bir müddete yaşamak denebilir mi sanki
Süre, bir ömür kadar uzun metraj olsa bile
Herkes mağdur, herkes mağrur
Herkes muğlak, herkes mağlum

O zaman gecenin kör ve karanlık ve anonim şu saatinde
Biri cevap versin şu cevabını çok merak ettiğime
Bir beden
İçine girilecek ya da içine alınacak
Bir et için mi
Bu kadar çok sevda yalanı söylemek
Yoksa yalnızca yalnız kalmamak için mi
Gerçek fahişeliktir?

Pazartesi, Eylül 05, 2011

Rengareddiye


Aşk siyah ve beyazdır.

Aşk siyah ya da beyazdır. Aşk yalnıza siyahtır ya da yalnızca beyazdır.

Aşk ancak siyahtır. Kapkara bir sevdadır. Gece ve gündüzü kör edecek kadar. Her günahı affedecek kadar kör, her hatayı unutacak kadar kararlı ve diğer bütün güzellikleri reddecek kadar inançlı. Öylesine bir siyahtır ki geceyi aydınlatır. Öyle siyahtır ki sevene sevdiğinden başka kimseyi göstermez. Aşk siyahtır, inattır, kör kuytularda olmaktır. Aşk, kapkara bir sevdadır.

Aşk ancak beyazdır. Ölüm kadar soğuk bir nefret. Ancak katıksız bir kinin alabileceği kadar beyaz, ateşin en sıcak hali gibi. Aşk, sevdiğinden öldürmeye yetecek kadar nefret edebilecek raddede beyazdır. Bütün sesleri susturacak kadar gürültülü bir sessizlik. Her yeni geceye yeni ve kelimelerin kanla yazılacağı sayfalarla başlatacak, bembeyaz. Ufuğu olmayan bir buz çölü gibi. Sessiz, öfkeli ve gururlu. Aşk, beyazken, seven sevilenden başkasını görmez, sevilenden başka her şeyi görürken. Aşk, öldüresiye bir nefret kadar beyaz.

Ve eğer bir aşk siyah ya da beyaz değilse artık o aşk olamayacaktır. Gurur mübadelesi, ego mücadelesi ve ya esas derdi aşkın kendisi olmayan herhangi bir insanlık hikayesi. Gri olamaz bir aşk. Süremez hem nefret hem sevda. Haklılığın da mutluluğun da salt aşkın içinde esamesi yoktur. Aşk, aşktan ötürü ve aşktan ziyadedir.

Aşk siyah ya da beyazdır. Bunun dışında adına aşk denilme ayıbı edilmiş diğer her şey ise yalnızca birbirinden lacivert.

Etiketler: